Gülmek eğlenmek isteyenlerin sitesi

Cuma, Mayıs 16, 2008 - İNTERNET -İNTRANET-İNT'LE BAŞLAYAN HERŞEY

Kategori: AKILLER

 Manyak oldum yaaa..

Hayatımın akışı değişti kardeşim.

İnt-internet-intranet ne zıkkım işmiş kardeşim.Derya mubarek.Benim gibi bir halk dostunun böyle işlerle sonradan tanışması ne kadar abesi iştigal eden bir açılım oldu.Yok yok. Derya desem küçük.Okyanus desem büyük kalacak.Dibi yok bucağı geniş ne alemmiş.

Bilgiyi sayan makinenin bir küçük kablo ile dünya aleme bağlanması ne kadar muhteşem bir icaattır. Bazen kafama takılırdı bu teknoloji.

Mesela radyodan ses çıkması veya televizyondan görüntüler nasıl gelir,nasıl olur diye düşünüp cevap ararken birde bu intli mintli işler çıktı başımıza.Daha radyoyu çözememişken gel şimdi bu alemi çöz.

İlk tanıştığım ise ekranda GOOGLE yazan site oldu.Yaz boşluğuna kelimeyi aşağıya kadar sıralıyor namussuz.Ama helal olsun bu gavurlara , insanlar insan ilişkilerinden anlıyor.

Bu internet işini irdeliyeceğiz arkadaşlar ama şimdi biraz daha bu cihazı kurcalamam lazım. Bana biraz müsade edin  tamam mı?

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Çarşamba, Mayıs 14, 2008 - DEVAAAAM

Kategori: AKILLER

     Bu gün beraber son günlerin modası olan cinsellik ,cinsel taciz ve sapıklıklar üzerine yüzeysel,bir ara derinlemesine sonra yine yüzeysel ve sonra yine derinlemesine (bu mütemadiyen bu şekilde sürür bir süree...) konuyu irdelemek.Tabulara dokunmak.Hatta bir kaç kişiye küfür etmek.İçimi bir güzelboşaltmak istiyorum.

     Geleneksel Türk aile yapımızdan bahsedeyim mi ?

     Yeni yetmeler size diyorum !.... Aloo

     Bizim bir aile yapımız vardır kardeşim. Bu ailenin bazı fertleri olur bunları kısaca Baba doğal olarak anne, her sağlıklı anne ve babadan olacak olan mini mini çocuklar ve dede-nine komposizyonu içersinde büyükçe bir konak veya konağa benzetilmeye çalışılmış genellikle iki katlı,altı ahır-kiler-samanlık veya giriş katı olarak kullanılan  müştemilat denirdi eskiden oluşan yapılarda yaşayan insanlar topluluğu bizim geleneksel aile yapımızı oluştururlar.Bu aile yapısı içersinde^" ben halen ölmedim ulen" diye kükreyen dede söz sahibidir.Kazanç onda toplanır ve ihtiyaçları belirler ve dağıtır.Nine organizatördür.Dedenin aslında bir nevi sekreteryasını ve akıl hocalığını yapar (ama açıktan değil tabiki -kaleye içten feth etme taktiği)Esas oğlan baba oluyor ve devamlı surette çalışmak,çalışmak ve çalışmak ile meşguldur.Anne genellikle tarla tapan ev işleri-hayvanlar ve çocuklar derken çok çabuk yaşlanır ve nine seviyesine gelir.Çocuklar ise bu hengame içersinde nasıl büyüdüklerini dahi anlamazlar.

        Gelenek ve görenek -adetler  örf ve törelerimiz bu ailenin içersinde kati suretle uygulanır.Bundan kasıt sonra gelecek olan nesil için örnek teşkil etmesi ve devamlılığın sağlanması.

       İşte son zamanların flash flash olarak duyurulan manşet hatta sür manşetlere taşınan cinsellik-istismar-anne ve babaların çocukları tarafından katledilmesi gibi ilginç ve enteresan(ne kadar gavurca kelime varsa hepsini kullanıyoruz) olay varsa sebep bu ailenin temellerine yıllar önce konulan dinamitlerin artık patlatılmış olması.

     Okumamış-kara cahil hor görülen büyük ailenin içersinde bu şekilde bir haberin olması için kıyametin kopmuş veya kıyamet alametlerinin birbiri ardına sıralanması gerekir ki olsun ama bu gün o kadar rahat gazete ve televizyonlardan haberleri izliyoruz.

     Tepkimiz sadece vah vah....

      Evet bu halimize VAH VAH GİDİ VAAAAAAH!....

(devam edeceğiz)    

 

 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Salı, Mayıs 13, 2008 - DEVAM DEDİK YAAA

Kategori: AKILLER

 Devam dedikse devam ederiz  evelallah; sonuna kadar mokoko olsun gülüm fark etmez bizde  sapına kadar delikanlıyız icabında falan filan yani ......

  Tolgababa olarak TÜrkiye'nin iç ve dış meselelerine eğilmek isterim ancak halen siyaseten benim seviyeme gelemeyen bir Türkiye olduğunu gördüğüm için bu konu hakkında yorum yapmıyorum.Çözümlerim çözümlemelerim hatta analitik düzlemler üzerinde formülleme yaparak bizzat deneme yanılma yoluyla yıllardır üzerinde titizlik ile durularak doğruluğu garanti altına alınmış uygulamaların dikta edildiği acayip çarelerimiz var icabında ama yukarda da bahsi söz konusu oldu malesef siyaset henüz bizim  seviyemizde değil .İnşallah ilerleyen günler haftalar aylar yıllar içerside bu seviyede görülecek en küçük yükselmelerde iş ve dış meselelere bizde hallince dokunacağız.

    Ben biraz çevre konularına değineceğim bugün.

    Bakın bir önceki kelamlarımızda hayvanlar hakkındaki eğilimlerimiz anlatıldı ancak bu hallerin çarelerini arıyoruz.Ancaaaak çevrenin sadece hayvanlardan mukabil bir dünya olmadığı aşikardır bu hal içersinde ağacı,otu,böcüğü yürüyeni ve sürüneni ile etrafımızda başka bir dünyanın olduğunun farkındayız inşallah.

    Kış bitti millet... Mırın kırın edip durmayın.Sobalarda kalorifererde kaçak kömür yakıldı biliyoruz bu halleri ama benim milletimin cebi delik kardeşim.Kömür alacak parası yokki adamın kalitelisini alsın yaksın. Derken doğalgaz hani şu kendi kendine doğal ortamlarda çıkartılıp Türkiyemize getirilip bize itelenen gaz var ya  ben bu gaza tam destek veriyorum.

Vallahi..

Ama sadece çevreci ve hatta duyarlı çevreci olduğum için destek var.

Yoksa gavurun gazı ile ne diye uğraşalım. Değil mi ama.Bakalım elin dallamaları içersine başka kimyasallar karıştırmış olabilir.Hatta haşere ilaçlarını katıp bizi topluca zehirliyorda olabilirler.NE bileyim.Türkiye'ye salgın hastalıkları bu gaz içersinde gönderiyorda olabilirler. İç ve dış mihraklar hiç uyumuyor ki kardeşim.

   Biz akşama kadar kahve köşelerinde çene çalalım.İş buluncu parasını azımsayalım.Sonra iş şok. Nerde bu devlet nerde bu millet diye bağıralım.Elin gavuru gazını bize pazarlasın.Sen kıçını ısıtmak için bu gaza muhtaç ol.Çalışma çabalama.Kendi gazını çıkartma.Bor madenini başkalarına sat. Yıllardır açılıp kapatılan petrol kuyularının başına her yıl senesi gelince utlama heyeti gönderir gibi gazetecileri gönder fotoğraflarını ve flimlerini çekip hatta köylülerle söyleşi ve röportaj yapsınlar sonra oturup elin gazına laf söyleyin ayıptır kardeşler çok ayıp gaz gazdır.Ha bu gazın önünde doğal sıfatı olmasa belki bende bir klup takacağım emme adı ve sanı belli kardeşim doğal işte.Çevreciyim ben doğallığı severim.

  Aha  bir hangi Atamın söylediği belli olmayan  atasözü "yazın yediğin hurmalar,kışın gö..ünü tırmalar"

 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Salı, Mayıs 13, 2008 - MACERAYA DEVAM

Kategori: AKILLER

 Şimdilerde kafayı yerli dizilere taktım !...

Bir tutku oldu benim için sabah kalkar kalmaz Kadın programları ile başlıyoruz güne aman ne güzel önce yemek tarifleri araya biraz dedikodu sonra  aldığımız kiloları eritelim haydi biraz dert dinleyelim ,giyecek renkleri desenleri birde defile amanin dansözü unuttuk e bu arada sanatçı dostlar falan aaaa öğlen olmuş.

 Öğlen yemeği bu arada bir soluk haberler ondan sonra şunun karısı bunu aldatmış bunun kocası bu karıya sarkmış  al sana akşam haberleri .

   Haberlerin ardından bir yarışma ama yerlisinden olsun şöyle hakemlerin sunduğu falan bittimi hemen arkasından o uyuz uyuz süslü kokanaların oynadıkları anlamı manası belli olmayan,kimin kimi düzdüğü, kimin kiminle gezdiği belli olmayan dizilerde kayıp olup en son göz kapaklarınız iner ve uyuya kalırız. İŞTE HAYAT BU !

   Tolgababa olarak aranızda bulunmaktan gurur duyarım.Dizi ve televizyon merakımı hoş görün. Kusura bakmayın.

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Pazar, Mayıs 11, 2008 - TOLGABABA VE MACERALARI

   Tolgababa mahallemizin en güzide en mazlum ve asil babalarındandır.Kendisinin yüzü pek gülmez ama bu asilliğinden kaynaklanır.Bunu bütün mahalle bilir ve taktir eder aslında Tolgababa bu asil ruhunun altında yaşayamadığı çocukluğunun ezikliği ve bir o kadar yaşama hırsı ile çocuktur.

   Hatırladığı hayatının tamamından yalnızdır.Ne ailesi ne akrabası ne kardeşi olmuş.Pervasızlığı bundandır.

    Yalnızlığı ile akraba ve kardeş olduğundan hayatta toz kondurmadığı,toz konduramadığı iki gözünün nuru,kalbinin tek sahibi platonik aşkına dahi açılamamış sadece onu uzaktan seyderip yanına yaklaşmak isteyen erkek sineklerin kafalarını ezmek ile meşgul olmuştur garip bir aşıktır.

     Kültürlüdür.Günlük çıkan tüm mecmuaları sonuna kadar ; ki bu sona ilanlar dahil okumakla gününe başlar.Zaten gün başlaması ile bu şekilde  bittiği çok olmuştur.Kahvehanenin en güzel masası ona tahsislidir.Kahveci Riza'dan özellikle isteiği masasının tertip ve düzeni ile oturulup kalkma saatlerine özen gösterilerek,gelecek olan mecmua,çay ve meşrubat adetlerinin özenle ve düzenli tutulup hesap defterinin ilk 50 sayfasının kendisine ayrıldığı için sırası ile buraya geçilmesi.

      Yaş 35 olmuş halen defterde yeri eksiksiz ve  gediksiz olarak durmaktadır.

      Geriden bakıldığında başa bela ,suratsız,kabadayı hakaretler ile bir kısım iyi aile çocuklarını korkutur ama Tolgababa bizim canımız ciğerimiz herşeyimizdir.

      Zamanını genellikle müsrif ve gereksiz iş ve işlemlere adamış  bir insan olsada zaman zaman insanlık ve uhrevi alem içinde sağ işaret parmaığını hafifce kaldırdığı hatta titrettiği olur.Mesela örnek olarak açıklamak icap ederse; zamanın birinde (öz türkçe olarak BEHRİNDE) kahvehanenin önüne gelen ve selpak mendil satmakta olan Kel Mansurun 8 yaşındaki kızından selpak meldil almak gibi çok nezaketli ve örnek insan davranışlarını sergilemişti.

     Altı üstü 0.50 ykr parayı kahveci Rüstem'den alarak peşin olarak mendili almış olmasına rağmen, hasılatı kızının elinden almaya kalkan Kel Mansuru Kahvehanenin önünde evire çevire pataklamış hatta verdiği 0,50 YKR yi aldığı gibi kahvesi Rüstem'e ilk defa borcunu 0,50 ykr de olsa ödemeyi başarmış güzide insanlarımızdan hatta mahallemizin yetiştirdiği eşsiz kişiliklerden bir tanesidir.

     Hayvan sevgisi ile yoğrulmuş Tolgababa özellikle mahallenin çöplüklerinde çöplenen kedi ve köpeklere tekme atarak bu sevgisini her zaman yakıynen tüm mahalle halkına örnek olacak şekilde aleni bir şekilde göstermekten geri kalmamıştır.

     Aslında bu hayvan sevgisinin altında daha küçücük  bir çocukken üzerine atlayan kedinin yüzünü gözünü tırmalaması ile dünyası kararmış bu da yetmezmiş gibi köpeklerin çöpteki nimet kavgasının ortasına düşmesi ile ısırılmış hatta muhtar tarafından yakapaça yakalanıp mahallenin sağlık ocağında göbeğinden yediği iğneler dahi bu sevgini engellememişti.Hatta ayrı bir hissiyat duyardı sokak hayvanlarına, bazen de kendine benzediklerinden herhalde zaman zaman kaderin kendisine oynadığı oyunun acısını bu hayvancıklardan almak en büyük zevkiydi Tolgababa'nın.

 

 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Your Ad Here

paragrubu grubuna
katılmak için tıklayınız
<- Son Sayfaya Git Hele :: Sonraki Sayfaya Git Hele ->

Hakkımda

Komik resimler, fıkralar,mizah,karikatür,fotomontaj,vs

Son Yazılarım

İNTERNET -İNTRANET-İNT'LE BAŞLAYAN HERŞEY
DEVAAAAM
DEVAM DEDİK YAAA
MACERAYA DEVAM
TOLGABABA VE MACERALARI
BEN GELDİM MİLLET
Buda Ankaralı Coşkun
Ankaralı namık ve Shakira
CEMİZM
MİNİBÜS MUHABBETLERİ

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta
ADBRİTE
MİKOMAİL
gezginler.net
MİKOBAR
ARAMA.CC

Arkadaşlarım

reis
mtaran
tamer06
zeze
yunus
atomkarinca
mhcandan
ceyhunk
barbaros
Mercan38
temizekran
zion
tanerbaba
tuareg
fulden
13579
karacocuk
caglar
aaYseguLL
turkgucu
mesutyilmaz
epolitic
perrvinn
crazzy6A

Your Ad Here